Giovanni Papini, babasının dinsizlikle kurduğu ilişkinin gölgesinde doğdu. Hoyrat, yalnız ve içe-dönük bir çocukluğun ardından yaşam boyu sürdüreceği isyankar ve mücadeleci tavra büründü. Dinin bütün biçimlerine, kiliseye bağlılığa ve kulluğun her türüne karşı büyük bir hoşnutsuzluk sergiledi. Ölene dek bütün kültürleri içerecek bir ansiklopedi yazma fikrine takıntılı kaldı.

1903'te Giuseppe Prezzolini ile birlikte Il Leonardo dergisini kurdu ve aynı yıl Enciro Corradi'nin grubuna Il Regno'nun eş-editörü olarak katıldı. Aynı yıllarda ardı ardına öyküler yayımlamaya başladı. Öykü kitaplarını takiben Kant, Hegel, Comte, Spencer, Nietzsche ile düşüncenin yok oluşu üzerine etkili bir polemiğe girişti. Fütürizm ile de yakın bağlar kuran Papini, zamanının isyankar ve özgürlükçü edebiyat gruplarıyla da her zaman ilişki içinde oldu. Sonraları başka dergilerin kuruluşlarında yer aldı. 1912'de öykülerinin yanı sıra en iyi bilinen yapıtı olan Un uomo finito'yu (Bitik Adam) yayımladı. 1921'de yeniden bulduğunu iddia ettiği Katolizme döndü ve İsa'nın Yaşamı'nı yayımladı. Faşizmle kurduğu yakın ilişki nedeniyle sert eleştirilere ve sistemli bir unutturmaya maruz kalmıştır.

Papini tüm hayatını, derin, ince ve trajik bir karanlık, huzursuzluk içerisinde ruh ve madde, doğa ve insan arasındaki uyumu bulmaya adamıştır.