1962 yılında Husserl’in Ursprung der Geometrie (Geometrinin Kökeni) adlı çalışmasını uzun bir önsözle Fransızca’ya çevirdi. 1964’e kadar Sorbonne Üniversitesi’nde, 1965’ten sonra da Ecole Normale Supériure’de asistanlık yapmıştır. 1967’de La Voix et le phénoméne, Introduction au probléme du signe dans la phéenoménologie de Husserl, De la Grammatologie kitaplarını yayımladı. Derrida, felsefe tarihinde hem söz hem de akıl anlamlarına gelen logos-merkezciliğin, mevcudiyet metafiziğinin egemenliğini sorguladı, felsefe tarihinin derinlerindeki anlam stratejilerini ifşa etti. Fark, yazı, karar verilemez, yokluk ve boşluk izlekleriyle anlamın kaynaklarına ilişkin yeni ufuklar aradı. Yapısökümcülükle birlikte anılan Derrida’nın metinleri giderek merkezden yoksun bir kırılmaya uğradı ve felsefenin kıyıları olarak nitelenebilecek çoğul ayrımlara vardı.

1972’de La Dissémination, 1974’de Glas ve 1978’de La Verité en peinture yapıtlarını yayımlayan Derrida yaşamın son yıllarında Adalet ve Etik düşüncelerine yeniden dönmüştür. 1997 yılında İstanbul’a gelip çeşitli konferanslar vermiştir