Sıra dışı düşünce ve yazı üslubuyla, radikal yazı deneyiminin aşılmaz isimlerinden birisidir Maurice Blanchot. Yapıtlarını; eleştiri ve anlatı biçimleri ile felsefi söylemin sıradışı derinliklerini harmanlayan, herhangi bir tür altında sınıflandırılamayacak edebi bir özgünlükle kaleme almıştır. Yapıtlarında Nietzcshe, Hegel, Heidegger, Hölderlin, Mallarmé, Valery, Rilke, Kafka, Sade, Lautréamont, Artaud gibi filozof ve yazarlarla bitmek bilmez, sonsuz bir temas içindeyken; kimisi çağdaşı kimisiyse yakın dostu olan Levinas, Char, Celan, Sartre, Leiris, Klosowski, Laporte, Foucault, Derrida, Nancy, Duras, Mascolo, des Forêts gibi isimlerle de hem felsefi hem de politik bir söyleşi içerisindedir. Tüm bu rastlaşmalar ve sonu gelmeyen diyaloglar, has bir edebiyat yaklaşımı ve kendi dünyasına çekilen yakın bir yabancılık içerisinde sürdürülür. Bu yakın yabancılığa Blanchot, dostluk adını vermiştir. Kendisine en yakın isimler olan Levinas, Bataille ve Antelme ile kurduğu dostluk yapıtlarının ruhunu baştan sona kat eder.

Politik çizgisi büyük değişimler geçirse de, Eze'deki uzun bir emekliliğin ardından 60'ların sonu ile birlikte, özellikle Fransa'daki 1968 olayı sırasında, kendine özgü radikal bir sol düşünceyi takip eder. Bu düşünce Birliksiz Birlik ya da Komünoter düşünce olarak adlandırılabilir. İlk eleştiri kitabı 1943'te çıkar: Faux PAs. Prestijli dergiler için kaleme aldığı yazılar ardı ardına kitap olarak yayımlanır: La Part du Feu (1949), L'Espace littéraire (1955), Le livre à venir (1959), L'Entretien infini (1969), L'Amitié (1971). Christophe Bident'ın deyimiyle Blanchot, "hiç ulaşılmamış, gecenin kalbinden hep aşırılmış, 'öteki gece'nin, artık 'varlığın gizlenmesi'ne açık yazarın uykusuzluğunu misafir eden gece"nin yazarıdır. 1968'den sonraki dönem fragmanter (parçalı) yazı zamanıdır: Pas au dela, L'Ecriture de Désastreve La Communauté inavouable. Sınırlarına dek zorlanmış parçalı yazı, dilin bir fısıldama olduğu ve merkeziliği silen bir duruş, şiire yakın bir kesintisizliğin deneyimi olarak yankılanır.